İş kazası, çalışanların işlerini yürüttükleri sırada veya iş nedeniyle uğradıkları ve bedensel ya da ruhsal zarara yol açan olaylardır. İş kazaları, yalnızca sağlık açısından değil, çalışanların maddi ve manevi hakları bakımından da önemli hukuki sonuçlar doğurur.
Küçükçekmece’de faaliyet gösteren iş yerlerinde meydana gelen iş kazalarında, çalışanların tazminat haklarının korunması ve hukuki sürecin doğru yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında iş kazası sayılan olaylar kanunda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Genel olarak işçinin iş yerinde, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle veya görevlendirme sırasında uğradığı kazalar iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Her olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
İş kazasının ardından hem sağlık hem de hukuki süreç açısından bazı işlemlerin gecikmeden yerine getirilmesi önemlidir.
İlk aşamada yapılacak doğru işlemler, ilerleyen süreçte açılabilecek davalar açısından önemli deliller oluşturabilir.
İş kazası sonucunda meydana gelen zararın niteliğine göre çalışanların çeşitli hukuki hakları doğabilir.
Hangi hakların talep edilebileceği; kazanın oluş şekline, kusur durumuna ve meydana gelen zararın boyutuna göre değişebilir.
Maddi tazminat, iş kazası nedeniyle meydana gelen ekonomik kayıpların giderilmesini amaçlar. Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve gelecekteki kazanç kaybı gibi zararlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Manevi tazminat ise iş kazasının çalışan veya yakınları üzerinde oluşturduğu elem ve üzüntünün bir ölçüde giderilmesini amaçlayan hukuki bir taleptir.
İşverenler, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür. İş sağlığı ve güvenliği kurallarına aykırılık bulunması halinde işverenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Her olayda kusur oranı bilirkişi incelemeleri ve mahkeme değerlendirmeleri sonucunda belirlenmektedir.
İş kazalarının ardından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da ayrı bir süreç yürütülmektedir. SGK’nın yaptığı incelemeler sonucunda iş kazasının kabul edilmesi halinde, kanunda öngörülen sosyal güvenlik haklarından yararlanılması mümkün olabilir.
Ancak SGK tarafından sağlanan ödemeler, işveren aleyhine açılabilecek tazminat davalarının yerine geçmez. Şartların oluşması halinde her iki süreç birlikte yürüyebilir.
İş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında belirli zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır. Bu sürelerin kaçırılması halinde hak arama imkânı ortadan kalkabilir.
Her dosyada uygulanacak süre farklılık gösterebileceğinden, hukuki sürecin gecikmeden değerlendirilmesi önem taşır.
İş kazası davalarında olayın nasıl meydana geldiğinin ispatı büyük önem taşımaktadır.
Delillerin eksiksiz şekilde toplanması, davanın sağlıklı şekilde yürütülmesine katkı sağlar.
Küçükçekmece, sanayi, lojistik, üretim, inşaat ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren çok sayıda işletmeye ev sahipliği yapmaktadır. Bu nedenle iş kazalarına ilişkin hukuki uyuşmazlıklar da uygulamada sıklıkla görülmektedir.
İş kazası nedeniyle açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemelerin belirlenmesi, delillerin zamanında toplanması ve hukuki sürecin doğru planlanması hak kayıplarının önlenmesine yardımcı olur.
İş kazaları, hem iş hukuku hem de tazminat hukuku bakımından teknik değerlendirme gerektiren dosyalardır. Sürecin profesyonel şekilde takip edilmesi, çalışanların yasal haklarının korunmasına katkı sağlayabilir.
Av. Aslı Şahin Karakaya, iş kazalarından doğan maddi ve manevi tazminat davaları ile iş hukuku uyuşmazlıklarında müvekkillerine hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Küçükçekmece, Sefaköy, Halkalı, Atakent, Kanarya, Cennet Mahallesi, Başakşehir, Bahçelievler, Bakırköy ve çevre ilçelerde iş kazaları ve iş hukuku alanındaki hukuki süreçler hakkında destek almak için iletişime geçebilirsiniz.